TİTREŞİM

Senin titreşimin hangi seviyedeyse o seviyedeki durumlar ve canlılar çıkar karşına. Bu her zaman böyle olacak diye bir kural yok tabi. Peki nasıl anlayacağız düşük mü yoksa yüksek mi titreşiyoruz? Eğer karşımıza çıkan durumlar bize neşe katıyor ve hafif hissettiriyorsa bu çoğu zaman yüksek titreştiğimizin göstergesidir. Şu da var mesela; içinizden ‘ah şu olsa ne güzel olur’ dediniz veya net bir şekilde niyet ettiniz, o zaman da enerji kanallarını açtığınızdan çekim yasası dahilinde istediğiniz size gelecektir. Burada dikkatli olunması gereken şey; zihin oyun oynamayı sever. Negatife kaymaya çok müsaittir. Yani ne demek negatife kaymak? Olumsuz düşünceler, beddua etmek, şakalar bir niyettir ve bilinçsizce söylediğiniz zaman bile enerji akar. Bunun farkına vardığınızda kurduğunuz cümlelere dikkat edin. Hatta dikkat etmeniz sizin için en iyisi olur. Sürekli uyanık olma hali. Anda kalabilme durumu.

Gelelim düşük titreştiğinizi nasıl anlarsınız sorusuna. Deminki örnek burada da geçerli. Eğer ‘modum düşük, keyifsizim, huzursuzum’ gibi ifadelerle kendinizi tanımlıyorsanız, öyle olmaya devam edersiniz. Yüksek bilinç seviyenize erişmek sizin elinizde. Siz izin verdiğiniz için modunuz düşer. Kimse siz istemezseniz size bir kötülük yapamaz. Bu kulağa garip gelebilir ama öyle. Önceki paragrafta bahsettiğim gibi ne düşünürsek onu çekeriz kendimize. Ve düşük titreşim halini dönüştürmek de bizim elimizde. Bunu zihinsel veya fiziksel olarak yapmamız mümkün. Örneklerle ilerleyeceğim. Mesela bulunduğunuz yerde sizi geren birileri var ya da tanımlayamıyorsunuz ama ortam gergin. En basiti oradan uzaklaşmanız. Evet o bacaklar boşuna durmuyor vücudunuzda. Kalkın ve yerinizi değiştirin. Uzun süre oturduğunuzda bile bir hareket olması için kalkıp biraz yürüyün. Enerjiyi aktive edin. Bunun ileri boyutu çalıştığınız iş yeri bile olabilir. İzleyin kendi hayatınızı. İpler sizin elinizde.

Bir başka örneği de zihinselden vermek istiyorum; mesela negatif düşüncelere kapıldınız ve kendi kendinize başladınız kurmaya. Ee zihin bu, en büyük senarist… Nasıl toparlarım kendi kendime? Çok basit bir çalışma; sahip olduğunuza sevindiğiniz/şükrettiğiniz en az üç şeyi düşünün. Sonra onlara sahip olduğunuz için teşekkür edin. Teşekkür etmek, şükretmek enerjiyi yükseltir. Ayrıca tabiki bize en yakın şey olan nefes en büyük yardımcımızdır. Gerildiğinizde, kendinizi sıkışmış hissettiğinizde ya da bulanık düşüncelere kapıldığınızda, kısa da olsa nefes egzersizleri yapın. Zihini terbiye etmenin en güzel ve basit yollarından biridir bu. Derince aldığınız üç nefes tahmininizden çok şeyi değiştirecek. Hatta siz durmayın onu ona tamamlayın :)

Gülmek, olumlama cümlesi ya da mantra söylemek de enerjiyi yükseltir. Düşük hissettiğiniz konu her neyse onu olumlu fiilli cümleler kurarak hayatınızda var olduğunu belirtin. (Huzurluyum, bulunduğum yerden memnunum, akışa güveniyorum.)

Enerjinizi yüksek tutmak sizin elinizde. ‘Ama olmuyor’ demek ne kadar kalın duvarlara sahip olduğunuzu gösterir. Bunları bilip yapmamak ise özünüze verdiğiniz en büyük zarardır. Bir kere çıktı mı karşınıza bilin ki var bir anlamı. İyisiyle, kötüsüyle… Özünüzü koruyun.

Kendiniz için en iyisini SİZ biliyorsunuz.

Hatırlayın.

42 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

PARÇA