GÜN/AYDIN

Bu sabah kendim ve herkes için en iyisini dileyerek uyandım. Bazı günler unuttuğum, akışta çok kalıp durmadığım her anı tekrar değerlendirdim. Hani size geçenlerde sormuştum ya geçmişi ne için düşünürsünüz diye, anda kalabilmek bence en güzel armağan. Kişinin kendine verdiği. Asıl armağanlar dışardan gelmez çünkü. Kişi ister ve gelir. Ne isterse. Bu sabah seçimlerim için teşekkür ettim. En sevdiğim şeyleri, sevdiğim insanlarla yapabildiğim için, sizlerle bağ kurup kalbimi genişletebildiğim için. Yoga sayesinde bir perde kalktı ve yıllardır içeri giren güneş ışığı aydınlatıyor beni. Ben biraz güneşi seven biriyim. Onun enerjisiyle şarj olurum, ışıltısını içime çekip, özümseyip sonra yansıtırım. Olur da yansıtmıyorsam o ışıltıyı, bilin ki kaymışımdır dengemden. Huysuzluk yaparım, ona buna laf atarım, abur cubur yer pişmanlık da duymam... Siz sanıyor musunuz ki yemyeşil her şey? Hayır tabi, unutmaya programlanmış bir zihinden kusursuz olmasını beklemek özü üzer. Biz insanız. Unutturmak için neler yapılıyor neler... Kendinize iyi bakın derken öyle sadece yüzeysel zevklerle kendinizi şımartın demem ben. Nefesinize iyi bakın. Aldığınız nefesin içinde sigara mı var? Kirli hava mı var? Toz mu var? Siz bile bile onları kendinize yaparsanız nasıl olacak bu öz sevgi konusu? He tabi ben şehri seviyorum, ben sigarayı seviyorum diyenleriniz var. Tamam o zaman şikayet etmeyin yorgunluğunuzdan, trafiğin çokluğundan. Bu biraz şımarıklık ve ilgi açlığı oluyor, biliyor musunuz? Üstelik özünde de sevgi eksikliği var. #sorrynotsorry

Ben buralarda bir yerlerde sizi size hatırlatmak için geziniyorum gibi geliyor bana. Kimse bana Sinemcim bugün kalk ve çevrendekileri kendine gıcık et demedi. Sorgulamaya başlayıp, gerçekleri söylemeye başladığımdan beri susturuldum. Neden çünkü insanlar hazır değildi onları duymaya. İnsan dediğimiz varlık rahatına düşkündür. Bazıları konforu bozulunca çok sinirlenir. Uuu kök çakran mı sarsıldı tatlım, bu ne hiddet? Belki birazcık aksan hepsi geçecek...

"Tutunacak Dalımsın" şarkısından ilham alınmış gibi geçmişe tutunmak, anın keyfini yaşayamamak çattı o kaşları. Üzgün ya da kızgın değilim bunları söylediğim için. Yer minderimde yayıldım sabahın ne keyifli saatleriyle haşır neşirim. Madem burada beraberiz, birbirimize iyi bakmak olmalı niyetimiz. En azından ben bu şekilde düşünmekteyim. Yoksa hiçbir zorunluluk yok bilirsin. Sen bilirsin. Öz'ün bilir. O bilir.

Değerli vaktinden hem kendine hem bana ayırdığın için teşekkür ederim. Bu sabah kalemimden dökülenler bu kadar. Sohbet etmek istersen bana nasıl ulaşacağını biliyorsun.

Çok kocaman sarıldım sana!

Sevgiyle ışılda!

27 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Yoga; tüm bildiklerinin çok da bilmekle alakalı olmadığını anladığın an başlar. Nasıl mı? Sanıldığının aksine, yoga sadece dışarıdan bakıldığında zor gibi görünen hareketlerin yapıldığı bir spor ya da